Futbol gezegeni, 2026 dünya kupası ile yepyeni bir kıta deneyimi yaşamaya hazırlanıyor. ABD, Kanada ve Meksika’nın ortak ev sahipliği yaptığı 48 takımlı bu yeni format, futbol diplomasisinin de sınırlarını yeniden çiziyor. F Grubu ise futbolun farklı kıtalarındaki köklerin bir araya geldiği özel bir kombinasyon sunuyor. Üç kez finale yükselip üç kez kupayı kıl payı kaçırmış Hollanda, son iki dünya kupasında devleri eleyen Japonya, dünya kupası’nın 1.000. maçında sahaya çıkacak Tunus ve son dakika dramı yaşayan İsveç, F Grubu’nda taktiksel zenginliklerini sergileyecek. 2026 fifa dünya kupası grupları içerisinde belki de en dengeli ve en taktiksel olan F Grubu’nu, oyuncuların kişisel hikayelerinden teknik direktör hamlelerine, eleme dönemindeki sürpriz dönüşümlerden maç saatlerine kadar bütün katmanlarıyla incelemeye alıyoruz.
- F Grubu’nun DNA’sı: Dört Kıta Dört Stil Tek Bir Sahne
- Portakalların Üçüncü Final Hayali: Van Dijk’ın Sırtladığı Mücadele
- Samuray Mavisi’nin Devleri Avlayan Sistemi: Moriyasu Felsefesi
- Kartaca Kartalları’nın Defansif Sanatı
- Üst Tur Hesabında Ayrıntılar: Hollanda’nın Yanına Kim Sızar?
- Yıldız Düellolar: Liverpool Soyunma Odasının Stadyumda Karşı Karşıya Geleceği An
- Maç Takvimi: Kuzey Amerika ve Meksika’nın Ev Sahipliği Yapacağı Maçlar
- Eleme Yollarındaki Dört Farklı Trafik
- Türk Futbolseverlere TRT’den F Grubu İzleme Müjdesi
F Grubu’nun DNA’sı: Dört Kıta Dört Stil Tek Bir Sahne
Dört takım. Üç kıta. Sayısız hikaye. F Grubu’nun en çarpıcı yönü, içinde barındırdığı oyun stillerinin birbirine taban tabana zıt olması. Hollanda’nın total futbol mirasından beslenen modern pas anlayışı, Japonya’nın saat hassasiyetiyle kurulmuş presing tuzakları, İsveç’in fizik gücüyle birleşen direkt hücum oyunu ve Tunus’un dar koridorlara sıkıştırılmış savunma duvarı; aynı sahada birbirine değdiğinde ortaya çıkan futbol hibrid bir laboratuvar deneyine benziyor.
Bahis sitelerindeki rakamlar Hollanda’yı 1.40 oranla net favori olarak gösterirken, Japonya 4.50 oranla ikincilik için en güçlü aday konumunda. İsveç’in 5.00 oranı, takımın eleme sürecindeki çalkantılı performansını hesaba katıyor. Tunus ise 10.00 oranıyla görünen tabloda son sırada yer alsa da Kuzey Afrikalıların CAF eleme sürecindeki rakamları herkesi tedirgin edecek nitelikte. Bu grubun en ilginç istatistiği, dört takımın FIFA sıralamasında en üstte yer alan üçünün top dokuzunda yer alıyor olması; sadece Tunus 40. seviyede konumlanıyor.
Tarihsel rastlantılar açısından da F Grubu özel bir yer kaplıyor. Hollanda ile Japonya 1974 dünya kupası grup aşamasında 0-0 berabere kalmıştı; aralarındaki en son maç 2017 yılında oynanmış ve Hollanda 2-0 kazanmıştı. Hollanda ile İsveç ise toplam 20 kez karşılaşmış iki köklü Avrupa ekibi. Japonya ile Tunus arasındaki maç ise tarihsel önem taşıyan bir ayrıntıyı barındırıyor; bu mücadele dünya kupası tarihinin 1.000’inci maçı olarak kayıtlara geçecek. 2002 dünya kupasında Japonya Tunus’u 2-0 yenmişti ve bu tarihi mücadelenin tekrarı 20 Haziran 2026’da Monterrey’de yaşanacak.
Portakalların Üçüncü Final Hayali: Van Dijk’ın Sırtladığı Mücadele
Üç finalde de kupayı kucaklayamayan Hollanda, futbol tarihinin belki de en talihsiz milli takımı. 1974 Almanya’da Cruyff jenerasyonu Almanya karşısında 2-1, 1978 Arjantin’de Mario Kempes’in Hollanda’yı 3-1 yendiği ve 2010 Güney Afrika’da Andres Iniesta’nın 116. dakikadaki golüyle 1-0’lık İspanya zaferinin yaşandığı finallerde her seferinde turnuvanın kıl payı kıyısında kaldı. 2014 Brezilya’da yarı finali, 2022 Katar’da çeyrek finali gören Oranje, 2026 macerasında dördüncü final hayalini gerçekleştirmeyi arzu ediyor.
Eleme süreci Hollanda için sade ve belirgin bir başarı hikayesiydi. UEFA G Grubu’nda sekiz maçta altı galibiyet ve iki beraberlikle yenilgisiz tamamlayan Ronald Koeman’ın ekibi, 17 Kasım 2025’te Amsterdam’daki Johan Cruyff Arena’da Litvanya’yı 4-0 yenerek doğrudan biletini cebine koydu. O gece sadece grup lideriği değil, kişisel bir rekor da yaşandı. Virgil van Dijk, milli takım kaptanı olarak 72’nci kez sahaya çıkarak Frank de Boer’in elinde tuttuğu Hollanda kaptanlık rekorunu kırdı; aynı maçta 88’inci milli takım maçına da imza attı.
Liverpool’un kalbi ve Hollanda futbolunun kayası Virgil van Dijk, 2026 macerasının baş kahramanı konumunda. 34 yaşındaki stoper, FourFourTwo’nun dünyanın en iyi stoperleri sıralamasında bir numarada yer almaya devam ediyor. Liverpool formasıyla 2024-25 sezonunda Premier Lig şampiyonluğu yaşayan Van Dijk, milli takımda Frenkie de Jong’un sakatlık durumunda da takımın liderlik vasfını üstleniyor. Stoper ortaklığında ise sezon başında Manchester United’a kötü bir yıl geçiren Matthijs de Ligt ile Brighton’lı Jan Paul van Hecke arasında kıyasıya bir rekabet yaşanıyor.
Orta sahada Barcelona’nın sanatkar oyuncusu Frenkie de Jong, takımın vazgeçilmez ismi. Hansi Flick yönetiminde Barcelona’da kariyerinin formuna kavuşan 28 yaşındaki orta saha oyuncusu, milli takım maçlarındaki sakatlık endişelerine rağmen turnuva için hazır olmaya çalışıyor. Manchester City’ye 2025 yazında transfer olan Tijjani Reijnders ve Liverpool’un orta saha oyuncusu Ryan Gravenberch, De Jong’un yanında orta sahanın diğer ayaklarını oluşturuyor. Juventus formasıyla kariyerini sürdüren Teun Koopmeiners de yedek kulübesindeki güçlü alternatifler arasında.
Hücum hattında Liverpool’un golcüsü Cody Gakpo, takımın hücum eksenini ellerinde tutuyor. Hem santrafor hem de sol kanat oynayabilen 26 yaşındaki yeteneği, Litvanya karşısında attığı penaltıyla turnuva hazırlığını tamamladı. Barcelona’nın yetenekli kanat oyuncusu Lamine Yamal kadar dünya genelinde bilinmemesine rağmen büyük potansiyel barındıran Tottenham ile arası açılan genç oyuncu Xavi Simons, takımın yaratıcılık merkezi konumunda. 31 yaşındaki Memphis Depay ise milli takım tarihinin en skorer oyuncusu unvanıyla 55 gole ulaşmış durumda; Brezilya’nın Corinthians takımında forma giyiyor olsa da hâlâ Koeman’ın planlarında yer alıyor. Brighton’ın kalecisi Bart Verbruggen ise kalede bir numaralı tercih, Bayer Leverkusen’in yeni transferi Mark Flekken ise yedek kulübesinde bekliyor.
Samuray Mavisi’nin Devleri Avlayan Sistemi: Moriyasu Felsefesi
Japonya futbolunun geçmişte göründüğü kadar saygılı bir mesafede dururken bugünkü konumu radikal bir biçimde farklı. Samuray Mavisi lakabıyla anılan Japonya milli takımı, 2022 Katar Dünya Kupası’nda gösterdiği şok edici performansla dünya futbolunun en saygılı dark horse takımlarından biri haline geldi. O turnuvada Almanya’yı 2-1, İspanya’yı yine 2-1 yenen Samuray Mavisi, son 16 turunda Hırvatistan’a penaltılarla elenmişti. Bu performans, Japon futbolunun Asya’nın da ötesine geçtiğinin tartışılmaz kanıtıydı.
Japonya, 2026 dünya kupasına Asya’dan ilk doğrudan bilet alan ülke unvanını taşıyor. AFC üçüncü tur elemelerinin C Grubu’nda Bahreyn, Endonezya, Suudi Arabistan, Avustralya ve Çin ile mücadele eden Hajime Moriyasu’nun ekibi, Mart 2025’te Bahreyn’i 2-0 yenerek bileti cebine koydu. Bu tarih, herhangi bir konfederasyondan ev sahipleri dışında dünya kupasına ilk katılan takım olma rekorunu Japonya’ya kazandırdı. Moriyasu, Japon futbol tarihinin en önemli teknik direktörlerinden biri olarak yerini sağlamlaştırdı.
Mart 2026’daki hazırlık maçları Japonya’nın gerçek formunu gösterdi. Wembley’de İngiltere’yi 1-0 yenen Samuray Mavisi, deplasmanda Premier Lig liderini eleyen ilk Asya takımı oldu. İskoçya karşısında alınan deplasman galibiyeti de bu performansı destekledi. Bu sonuçlar Moriyasu’nun “underdog değil, dark horse” söyleminin altını dolduran somut delillerdi.
Takımın yıldızı Brighton’ın sol kanat oyuncusu Kaoru Mitoma. 28 yaşındaki Japon teknisyen, Premier Lig’in en korkunç bire-bir oyuncularından biri konumunda. Hız, dripling becerisi ve sol ayak teknikiyle her tür savunmayı zorlayabilen Mitoma, milli takımın hücum motoru olarak öne çıkıyor. Real Sociedad’ın yaratıcı orta saha oyuncusu Takefusa Kubo ise yaratıcılık ve oyun zekası bakımından takımın beyni rolünü üstleniyor. La Liga’da kıt kanaat hücum yaratıcılığıyla tanınan 24 yaşındaki Kubo, Mitoma ile birlikte Avrupa’nın en parlak Asya ikilisini oluşturuyor.
Liverpool’un orta saha oyuncusu Wataru Endo, kaptanlık vasfı ve fiziksel oyun anlayışıyla takımın denge unsuru. 32 yaşındaki tecrübeli isim, 70’in üzerinde milli maça çıkmış bir veteran. Frankfurt forması altında dikkat çeken Daichi Kamada (artık Crystal Palace’ta) ile Leeds United’ın orta saha oyuncusu Ao Tanaka, orta sahanın diğer ayaklarını oluşturuyor. Freiburg’un yıldızı Ritsu Doan ise 2022 Katar’da Almanya ve İspanya karşısında attığı eşitlik gollerini Kuzey Amerika’da tekrarlamak istiyor.
Defansta Bayern Münih’in stoperi Hiroki Ito ile Ko Itakura’nın oluşturduğu ortaklık, takımın savunma sertliğini sağlıyor. Parma’nın kalecisi Zion Suzuki ise Japonya’nın yeni nesil kalecileri arasında öne çıkan isim. Moriyasu’nun 3-4-3 sistemi, hem savunma sağlamlığını hem hücumdaki yaratıcılığı bir arada tutmaya yarayan modern bir taktik yapı. Bu sistem, dünya kupası tarihinin en sürpriz takım performanslarına imza atan Japonya’ya turnuvada da rehberlik edecek.
İsveç’in Sondan Dönüş Hikayesi: Gyökeres ile Gelen Kurtuluş
İsveç’in 2026 dünya kupasına gidişi adeta bir Hollywood senaryosuydu. Eleme grup aşamasında felaket bir tablo çizen İsveç, son ana kadar yaşadığı kriz sonrası play-off’ları geçerek tarihte futbol meraklılarının uzun süre konuşacağı bir geri dönüş hikayesi yazdı. UEFA B Grubu’nda İsviçre, Slovenya ve Kosova ile aynı grupta yer alan Blagult, beklenenin tam tersine altı maçta sadece iki puan toplayarak grubu sonuncu tamamladı. Kosova deplasmanında alınan 2-0 mağlubiyetinin ardından Slovenya ile 2-2 berabere kalan İsveç, Brighton’lı Alexander Isak ve Arsenal’li Viktor Gyökeres gibi yıldız golcülerine rağmen tek bir gol atamadı.
Felaket tablonun ardından 14 Ekim 2025’te Danimarkalı teknik direktör Jon Dahl Tomasson görevden alındı. Bir hafta sonra İsveç FA’sı, eski Chelsea ve West Ham teknik direktörü Graham Potter’ı ülkenin başına getirdi. Eski Östersunds antrenörü Potter, İsveç futbol kültürünü yakından tanıyan bir teknik adam olarak göreve getirildiğinde sorumluluğun ağırlığı belirgindi. UEFA Uluslar Ligi başarısı sayesinde play-off rotasına yedek olarak kalan ekip, tek umut olan bu sıralamayı en iyi şekilde değerlendirmek zorundaydı.
Mart 2026’da oynanan play-off maçları İsveç tarihinin en duygusal anlarına ev sahipliği yaptı. Yarı finalde Ukrayna karşısında 4-0’lık galibiyetle başlayan süreç, Viktor Gyökeres’in hat-trick’iyle taçlandı. Final ise tarihte unutulmayacak bir senaryoya sahne oldu. 31 Mart 2026 tarihinde Stockholm’deki Strawberry Arena’da oynanan Polonya finalinde Anthony Elanga’nın 19. dakikadaki olağanüstü golüyle öne geçen İsveç, Polonya’nın iki kez maçı çevirdiği savaşta 88. dakikada Gyökeres’in son anda gönderdiği topla 3-2 üstünlük sağladı ve dünya kupası biletini cebine koydu. Sakatlık nedeniyle Alexander Isak ve Dejan Kulusevski’nin yokluğunda kazanılan bu zafer, takımın mücadeleci karakterinin kanıtı oldu.
Liverpool’un 26 yaşındaki golcüsü Alexander Isak, 2025 yazındaki Newcastle United’dan transferinin ardından Premier Lig’de büyük başarılar yaşadı. Anfield Road’daki ilk sezonunda yaptığı performans, milli takıma da büyük katkı sağlama potansiyelini gösteriyor. Eleme sürecinde gol atamasa da Mart 2026’da kapsamlı sakatlık dönüşü, bu yaz turnuvasında forma kapacak en güçlü aday konumunda. Arsenal’in stoperi gibi göründüğünde futbol dünyasını şaşırtan Sporting’in eski golcüsü Viktor Gyökeres ise 2025 yazında Arsenal’e transferinin ardından Premier Lig’de hızlı bir başlangıç yaptı. Eleme sürecinde dört gol atan Gyökeres, takım kaptanlık rolünü de üstleniyor.
Kanat hattında Manchester United’dan Atalanta’ya geçiş yapmış olan kanat oyuncusu Anthony Elanga, takımın hız ve dripling becerisini sağlıyor. Juventus’un Dejan Kulusevski’si, Tottenham’da uzun süredir oynadığı pozisyonun ardından 2025 yazında Serie A’ya dönüş yaptı. Atalanta’nın stoperi Isak Hien, takımın savunmasının yıldızı olarak öne çıkıyor. Kalede Manchester City’nin tecrübeli ismi Robin Olsen, 35 yaşındaki kariyerinin son dünya kupasını oynayacak.
Kartaca Kartalları’nın Defansif Sanatı
Tunus, üst üste üçüncü dünya kupası macerasına çıkıyor; tarihinde toplam yedinci kez bu büyük sahnede yer alacak. Eagles of Carthage lakaplı Tunus milli takımı, dünya kupası tarihinde grup aşamasını geçemeyen takımlardan biri olma talihsiz unvanını sürdürüyor. 1978 Arjantin Dünya Kupası’nda Meksika’yı 3-1 yenerek Afrika’nın bir takım tarafından kazandığı ilk dünya kupası galibiyetine imza atan Tunus, 2022 Katar Dünya Kupası’nda da o turnuvada şampiyon olacak Fransa’yı 1-0 yendi. Bu istatistikler, takımın büyük takımlara karşı disiplinli oynadığında ne yapabileceğini gösteriyor.
Eleme süreci ise Tunus’un kontrolcü oyun anlayışının zaferiydi. CAF H Grubu’nda 10 maçın dokuzunu kazanan ve kalan birini berabere bitiren Kartaca Kartalları, 22 gol fark üreterek grubu liderle tamamladı. Bu kapsamlı tablonun belki de en şaşırtıcı tarafı, Tunus’un kalesinde gördüğü gol sayısı: sadece bir tane. Sami Trabelsi yönetiminde alınan bu sonuçlar, Sabri Lamouchi’nin Ocak 2026’da takımın başına geçmesinin ardından da sürdürülmek istenen disiplini ortaya koyuyor.
2024 Afrika Uluslar Kupası’nda son 16 turunda elenen takımdan ayrılan Trabelsi’nin yerine getirilen Sabri Lamouchi, eski Inter Milano oyuncusu ve Nottingham Forest, Cardiff City’nin teknik direktörü olarak Premier Lig deneyimi taşıyan bir teknik adam. Lamouchi’nin Trabelsi’nin sağlam savunma blok yapısını koruyarak hücum yaratıcılığını artırma görevi var. Bu denge çok hassas; Tunus, eleme sürecindeki on maçta sadece bir gol yiyebilen bir takım olarak F Grubu’nda kendisini koruyacak bir kale yapısına sahip.
Takımın motoru ve eleme sürecinin kaderini değiştiren ismi, Frankfurt’tan Wolfsburg’a transfer olan orta saha oyuncusu Ellyes Skhiri. 30 yaşındaki Bundesliga deneyimi taşıyan orta saha oyuncusu, takımın defansif denge unsuru olarak öne çıkıyor. 74 milli maç tecrübesine sahip Skhiri, Tunus’un genç jenerasyonuna deneyim katan ana isim. Hücum hattında veteran kaptan Youssef Msakni, ülkesinin tarihinin üçüncü en skorer oyuncusu unvanıyla forma giyiyor. Esperance de Tunis formasıyla forma giyen 35 yaşındaki yıldız, yedinci dünya kupasını oynayacak ender oyunculardan biri.
Manchester United’dan Burnley’e geçiş yapan ve şu anda Burnley forması giyen Hannibal Mejbri, takımın yaratıcılık merkezi konumunda. 23 yaşındaki orta saha oyuncusu, dribling kabiliyeti ve cesaretiyle dikkat çeken bir yetenek. Lyon’dan transfer olan ve şu anda Beşiktaş’ta forma giyen Montassar Talbi, defansın güvenilir ismi olarak takımın savunma omurgasını oluşturuyor. Sevilla’nın savunması Yan Valery, sağ bekteki disiplini sağlıyor. Kalede ise Bayer Leverkusen alt yapısından gelen ve Saint-Etienne forması altında forma giyen Aymen Dahmen, takımın güvenli ellerine sahip.
Tarihsel önem taşıyan bir not, Tunus ile Japonya arasındaki 20 Haziran 2026 tarihindeki maç, dünya kupası tarihinin 1.000’inci müsabakası olarak kayıtlara geçecek. 1930 Uruguay’daki ilk dünya kupasından bugüne kadar oynanmış 999 maçın ardından bu eşik aşılacak ve tarih kitaplarında yerini alacak.
Üst Tur Hesabında Ayrıntılar: Hollanda’nın Yanına Kim Sızar?
2026 dünya kupası puan durumları perspektifinden bakıldığında, F Grubu’nda Hollanda’nın grubu lider tamamlama olasılığı yüzde 65 civarında. Eleme sürecindeki yenilgisiz performans, kadronun bireysel kalitesi ve Koeman’ın taktik bilgisi takımın bu konumunu kuvvetlendiriyor. Asıl yarış ikincilik için Japonya, İsveç ve sürpriz aday Tunus arasında yaşanacak.
Japonya istatistik odaklı bir bakışta ikincilik için en güçlü aday. AFC eleme sürecinde 18 maçta 30 gol atan ve sadece 9 gol yiyen ekip, hücum verimliliği bakımından dikkat çekici rakamlara sahip. Kubo, Mitoma ve Doan üçlüsünün hücum hattındaki yaratıcılığı, Tunus’un ve İsveç’in defansif yapılarını delip geçecek kadar tehlikeli. Ne var ki Hollanda karşısında Mart 2026’daki hazırlık maçında alınan 2-0’lık mağlubiyet, takımın elit Avrupalı rakipler karşısındaki gerçek seviyesi hakkında soru işareti bırakıyor.
İsveç için tablo daha karmaşık. Eleme grup aşamasındaki dramatik başarısızlık, takım hakkındaki güveni sarstı. Ne var ki Potter yönetimindeki play-off maçlarında gösterilen oyun anlayışı ve Gyökeres ile Isak ikilisinin bir araya geldiğinde yaratabileceği tehlike potansiyeli, İsveç’i sürpriz yapma kapasitesinde tutuyor. Liverpool’da takım arkadaşları olan Van Dijk ile Isak’ın 20 Haziran maçındaki düellosu, gruptaki en heyecan verici kişisel rekabet olarak öne çıkıyor.
Tunus, klasik yenilgisi zor takımlardan biri konumunda. CAF eleme sürecinde 10 maçta sadece bir gol yiyebilen bir savunma yapısı, Hollanda dahil her takımın işini zorlaştıracak nitelikte. Ne var ki son 32 turuna yükselebilmek için bir galibiyet ve bir beraberlik gerekecek; bu da Tunus için fazlasıyla zorlu bir hedef. 48 takımlı yeni format, üçüncülerin de en iyi sekiz takımdan biri olarak son 32’ye geçmesini sağladığı için bu olasılık matematiksel olarak açık tutuluyor.
Yıldız Düellolar: Liverpool Soyunma Odasının Stadyumda Karşı Karşıya Geleceği An
F Grubu, kişisel rekabetlerin de yoğun yaşanacağı bir grup. En ilgi çekici düello hiç şüphesiz Liverpool takım arkadaşları Virgil van Dijk ile Alexander Isak arasında yaşanacak. 20 Haziran 2026 tarihinde Houston’daki NRG Stadium’da oynanacak Hollanda ile İsveç maçında, Anfield Road’un kalbinde kulüp arkadaşı olan iki yıldız ülkelerini temsil için sahaya çıkacak. Van Dijk’ın stoper otoritesi, Isak’ın hız ve teknik kalitesiyle nasıl bir denklem oluşturacak; bu, futbolseverlerin merakla beklediği maçlardan biri.
Bir başka ilgi çekici karşılaşma Cody Gakpo ile Wataru Endo arasında yaşanacak. Liverpool takım arkadaşları olan iki oyuncu, 14 Haziran 2026 tarihinde Dallas’taki AT&T Stadium’da Hollanda ile Japonya karşı karşıya geldiğinde rakip ülkelerin formalarını giyecek. Endo’nun savunma odaklı oyunu ile Gakpo’nun hücum becerisinin çatışacağı bu maç, Anfield mantığı ile uluslararası futbol gerçeklerinin birleşeceği bir laboratuvar olacak.
Frenkie de Jong’un sakatlığı turnuvanın seyrini etkileyebilecek belirsizlikler arasında. 28 yaşındaki Barcelona orta saha oyuncusu, Mart 2026’da yaşadığı kasık sakatlığı nedeniyle Hollanda kadrosuna alınamadı. Ronald Koeman, dünya kupasında De Jong’un takımına katılması için altı haftalık bir iyileşme süreci öngörüyor; bu durum, Hollanda’nın orta saha hesaplarını ciddi anlamda etkileyebilir.
Takefusa Kubo, eleme sürecinde Japonya’nın 18 maçında dokuz gol katkısıyla takıma liderlik etti. La Liga’daki performansı, Real Madrid’in genç oyuncularının nasıl olgunlaştığının kanıtı. Kubo’nun Hollanda’nın stoperleri ile mücadelesi, taktiksel bir derinliğin de işareti olacak.
Viktor Gyökeres ise Arsenal forması altında 2025-26 sezonunda Premier Lig’de güçlü bir başlangıç yaptı. Sezonda 30 maçta 19 gol kaydeden 27 yaşındaki golcü, eleme sürecinde de play-off yarı finalinde Ukrayna karşısında hat-trick yaptı, finalde Polonya’ya da kazandıran golü kaydetti. Bu bireysel performans, İsveç’i taşıyan asıl güç haline geldi.
Maç Takvimi: Kuzey Amerika ve Meksika’nın Ev Sahipliği Yapacağı Maçlar
2026 dünya kupası ne zaman sorusu için F Grubu özelinde cevap 14 Haziran 2026 olarak netleşti. Grup, altı müsabakası dört ayrı şehirde oynanacak şekilde planlandı. F Grubu’nun belki de en ilginç tarafı, üç farklı ülkede maçların oynanması. Hollanda, Houston ve Kansas City’de iki, Dallas’ta bir maç oynayacak. Tunus için tüm grup aşaması mücadelesi Meksika’nın Monterrey kentinde başlayacak. Bu coğrafi dağılım, takımların seyahat yorgunluğunu da belirleyecek temel etken.
F Grubu’nun büyük açılış maçı 14 Haziran 2026 Pazar günü Hollanda ile Japonya arasında oynanacak. Dallas’taki AT&T Stadium’da yerel saatle 15.00’te başlayacak müsabaka, Türkiye saatiyle 23.00’te futbolseverlerin ekranlarına gelecek. 80.000 kişi kapasiteli AT&T Stadium, Dallas Cowboys’un evi ve en pahalı NFL stadyumlarından biri olarak biliniyor. Aynı günün ikinci maçında İsveç ile Tunus, Meksika’nın Monterrey kentindeki Estadio BBVA’da yerel saatle 21.00’de karşı karşıya gelecek. Türkiye saatiyle 15 Haziran 05.00’e denk gelecek bu mücadele, Monterrey’in 53.500 kişi kapasiteli modern stadyumunda gerçekleşecek.
İkinci hafta maçları 20 Haziran 2026 Cumartesi günü oynanacak. Hollanda ile İsveç, Houston’daki NRG Stadium’da yerel saatle 12.00’de mücadele edecek. Türkiye saatiyle 20.00’a denk gelen bu mücadele, gruptaki en heyecan verici karşılaşmalardan biri olacak. Aynı gün Tunus ile Japonya, Estadio BBVA’da yerel saatle 23.00’te karşılaşacak. Türkiye saatiyle 21 Haziran 07.00’a denk gelen bu mücadele, dünya kupası tarihinin 1.000’inci maçı olma özelliği taşıyan tarihi karşılaşma.
Grubun son hafta maçları 25 Haziran 2026 Perşembe günü oynanacak. Japonya ile İsveç, AT&T Stadium’da yerel saatle 18.00’de karşı karşıya gelecek; Türkiye saati 26 Haziran 02.00 olacak. Aynı saatlerde Tunus ile Hollanda, Kansas City’deki Arrowhead Stadium’da kıyasıya bir mücadele oynayacak. NFL ekibi Kansas City Chiefs’in 76.500 kişi kapasiteli stadyumu, F Grubu’nun kaderini belirleyebilecek bu maça ev sahipliği yapacak. Bu son hafta maçlarındaki sonuçlar, üst tura geçecek takımların kim olacağını netleştirecek.
Eleme Yollarındaki Dört Farklı Trafik
2026 fifa dünya kupası eleme süreci, F Grubu takımları için dört birbirinden çok farklı senaryo barındırıyor. Hollanda, UEFA G Grubu’nu sade ve etkili bir şekilde tamamlayan en sıkıntısız bilet alanlardan biri. Sekiz maçta altı galibiyet ve iki beraberlikle yenilgisiz tablo çıkardı. 17 Kasım 2025’teki Litvanya karşısındaki 4-0’lık galibiyet, biletin kapandığı tarihi gece oldu. Polonya iki kez beraberlikle Hollanda’yı durdurdu, geriye kalan beş rakibe karşı Oranje galibiyetlerini sıraladı.
Japonya’nın eleme yolculuğu, Asya konfederasyonunun en hızlı bilet alma performansı olarak kayıtlara geçti. AFC üçüncü tur elemelerinin C Grubu’nda Bahreyn karşısında alınan Mart 2025 galibiyetiyle, ev sahipleri dışında bir takımın dünya kupasına en erken katılma rekoru kırıldı. Toplam 10 maçtan dokuzunu kazanan ve birinde berabere kalan Samuray Mavisi, 30 gol atarak ve 9 gol yiyerek Asya’nın domine edici takımı olmaya devam etti. Mart 2026 hazırlık maçlarında İngiltere ile İskoçya’nın deplasmandaki yenilgisi de takımın gerçek seviyesini gösteren önemli notlar.
İsveç için eleme dönemi yukarıda detaylıca anlatıldığı gibi Hollywood film senaryosu hesabıyla başladı ve sürpriz mutlu sonla bağlandı. UEFA Uluslar Ligi sayesinde elde edilen play-off rotasında Ukrayna ve Polonya’yı geçerek bilet alan İsveç, Graham Potter’ın katkısıyla yaşadığı şokun ardından toparlandı. Bu hikayenin asıl kahramanı 88. dakikadaki Gyökeres golü oldu.
Tunus, CAF eleme sürecinde domine edici bir performans gösterdi. H Grubu’nda 10 maçtan dokuzunu kazanan ve birinde berabere kalan Kartaca Kartalları, 22 gol fark üreterek grubu liderle tamamladı. 13 puan farkla ikincilik için yarışan ekiplerin önünde yer alan Tunus, sadece 1 gol yiyebildiği bir savunma performansı sergiledi. Bu istatistik, Sami Trabelsi yönetiminde inşa edilen savunmanın disiplinini özetliyor.
Türk Futbolseverlere TRT’den F Grubu İzleme Müjdesi
Bizim Çocuklar D Grubu’nda mücadele edecek olsa bile Türk futbolseverler için F Grubu maçları da turnuvanın en heyecan verici karşılaşmaları arasında olacak. 2026 dünya kupası maçlarının Türkiye’deki resmi yayıncısı Türkiye Radyo Televizyon Kurumu olarak açıklandı. Turnuvadaki tüm karşılaşmalar trt1 dünya kupası ve TRT Spor ekranlarından şifresiz olarak yayınlanacak. Açılış maçından final mücadelesine kadar tüm karşılaşmalar trt 1 canli maç izle dünya kupası ile takip edilebilecek, izleyicilerin hiçbir abonelik ücreti ödemesine gerek kalmayacak. F Grubu’nda mücadele edecek olan Hollanda, Japonya, İsveç ve Tunus karşılaşmaları da kanal düzenlemesi içerisinde yer alacak. Özellikle Hollanda’nın oynadığı maçlar büyük ihtimalle TRT 1’den yayınlanırken, diğer maçlar TRT Spor ekranlarına gelecek. Bunun yanı sıra TRT’nin dijital yayın platformu Tabii üzerinden de tüm maçlara erişim imkânı sunulacak. Maç saatleri açısından F Grubu, Türk izleyiciler için en uygun zaman dilimine sahip gruplardan biri olarak öne çıkıyor. Hollanda ile Japonya arasındaki açılış maçı Türkiye saatiyle 23.00’te oynanacak ve futbolseverlerin akşam saatlerinde rahatça izleyebileceği bir program sunacak. Hollanda ile İsveç maçı 20 Haziran Türkiye saatiyle 20.00’de oynanacak ve hafta sonu izlemesi için ideal bir saatte olacak. Üçüncü hafta maçları ise gece yarısı 02.00’de oynanacağı için izleyicilerin maç keyfini gece bitirmek isteyenler için uygun olacak. Türkiye’deki tüm futbolseverler bu maçları ücretsiz ve şifresiz şekilde TRT 1 ve TRT Spor’da takip edebilecek.
